Bir gün Zıpzıplar Köyü'ne bir tavşan gelmiş. Bu tavşanın adı Tavşi'ymiş. Bir arkadaşı onu hiç sevmezmiş; onun adı da Taviki'ymiş. Onlar birbirlerine küslermiş.
Birkaç gün sonra tüm arkadaşlarıyla bir geziye gitmişler. Bu gezide bir mağaraya sıkışmışlar. Tavşi çok korkmuş. Lider arkadaşları Tavay: — Korkmayın, ben yanınızdayım, demiş.
Taviki:
— Ne yapacağız? Ben çok susadım.
Tasi:
— Ben de çok acıktım.
Tayla:
— Al, bende fazla kalmış. Sandviçimi alabilirsin.
Tasi:
— Hıh, ben senden bir şeycik almam!
Tavya çok üzülmüş çünkü arkadaşlarını çok seviyormuş.
Tasay:
— Sakin olun. Tartışmayın. Birlik olmalıyız.
Tavşi:
— Al Taviki, suyumu hiç içmedim.
Taviki:
— Teşekkür ederim, diyerek almış suyu.
Tasay:
— Böyle devam!
Tasi de sandviçi almış. Ama mağaranın kapısı açılmıyormuş. Tasay tek başına kapıyı açmaya çalışmış ama olmamış. Tavşi, "Hadi yardım edelim!" deyince kapı açılmış. Taviki o an şunu hatırlamış: "Dedem bana on adet dal vermişti, ben tek başıma kıramamıştım. Dedem de bana 'Birlikten kuvvet doğar.' demişti."
Yüksek rakımlı dağların arasında, zirvesi beyaz kardan asil bir taçla süslenmiş Kartal Dağı'nın geniş eteklerinde bir ren geyiği yaşarmış. Bu ren geyiği, her gün sahibi olan bir kutup tilkisinin bindi
Bir zamanlar iyi niyetli ve tatlı bir kutup tilkisi, bir buzulda tek başına yaşıyormuş. Ama iklim değişikliği yüzünden yaşadığı buzul küçülmeye başlamış. Tilki artık bu buzulun da eriyip yok olacağını
Merhaba, ben Kutup Ayısı Sütlaç. Kuzey Kutbu'nda ailem ile birlikte yaşıyorum. Son zamanlarda yaşadığımız yerdeki buzlar azalıyor ve yaşam alanlarımız yok oluyor. Biz, ailemle bu yüzden sürekli farklı