Yüksek rakımlı dağların arasında, zirvesi beyaz kardan asil bir taçla süslenmiş Kartal Dağı'nın geniş eteklerinde bir ren geyiği yaşarmış. Bu ren geyiği, her gün sahibi olan bir kutup tilkisinin bindiği minik kırmızı kızağı dağ etekleri boyunca çeker dururmuş. Her gün sahibinin hatırına çekermiş kızağı; çünkü onu çok severmiş, sahibi de ona çok iyi bakarmış.
Ancak bir gün sahibi değişmiş. O güzel huylu kutup tilkisinin yerini; kilolu, kısa boylu ve aksi bir mors almış. Yeni sahibi, eskisinin aksine ona çok kötü davranıyormuş. Bir de elinde kırbacı varmış morsun; ren geyiği yorulup soluklanmak için durunca hemen ona vururmuş. Bu mors, her gün ren geyiğiyle civar dağların tepelerine çıkarmış. Ren geyiği böyle böyle harap olsa da sesini çıkarmaz, sabretmeye çalışırmış.
Bir gün mors onu sarp bir kayalığa çıkarmış. Yollarının önüne büyük bir kaya çıkınca ren geyiği mecburen durmuş. Ama zalim mors durur mu? Vurmuş kırbacını zavallı geyiğe. En sonunda sabrı taşmış geyiğin; kızağa öyle bir çifte atmış ki dizginlerini kopartmış! Sonra bağırmış sahibine:
— Seni çekmekten bıktım! Kilolu bedeninden sonra senin zalimliğine de dayanamam artık, seni çekmeyeceğim!
Ren geyiği bu sözleri söyledikten sonra, karın üzerinde bir rüzgar gibi süzülerek gözden kaybolmuş.
Bir zamanlar, yılın büyük bölümünde karlarla kaplı olan ve neredeyse hiç ağaç bulunmayan soğuk tundra bölgesinde yaşayan yaşlı bir kar baykuşu varmış. Geceleri sessizce uçar, tundrada olup biten her ş
Bir zamanlar iyi niyetli ve tatlı bir kutup tilkisi, bir buzulda tek başına yaşıyormuş. Ama iklim değişikliği yüzünden yaşadığı buzul küçülmeye başlamış. Tilki artık bu buzulun da eriyip yok olacağını
Merhaba, ben Kutup Ayısı Sütlaç. Kuzey Kutbu'nda ailem ile birlikte yaşıyorum. Son zamanlarda yaşadığımız yerdeki buzlar azalıyor ve yaşam alanlarımız yok oluyor. Biz, ailemle bu yüzden sürekli farklı